SAN ANTONIO/ Part-1

Part-1

Texas’ın incisi, göz bebeği, bacasız sanayisi San Antonio. Tabi gönüllerde The Oscar goes to Hüstın ama turizm adına da ne var dersen cevap veremem pek. Saman balyalarının rüzgarda uçuştuğu, kovboyların atlarla koşuştuğu, tek tabanca, lone star, koca Texas’ın turizm ihtiyacını bura karşılıyor. Yani bence, yani benim gördüğüm, yani ben öyle zannediyorum ki😛

Bizim dördüncü gidişimiz olabilir. Houston ile San Antonio arası 3 saat. Ankara dan Konya’ya gidiyormuşçasına tatlı bir yakınlık. Amerika’daki yüz ölçümü de göz önüne alınınca 8 saate kadar her yere yakınmış diyebiliyorum. Dolayısıyla San Antonio bizim için mahalledeki bakkala gitmek gibi. Riverwalk denilen bir nehrin/çayın etrafında toplanmış bir şehir. Aniden gelen Türkiye’ye benzetme isteği ile burayı Eskişehir’e benzeteceğim ve kafalardaki resmi tamamlayacağım.

Bir şehirde 4-5 günden fazla vakit geçirdiysem genellikle aktivitelerin, yapılacaklar listesinin canına okuyorum. Galiba bu yazıyı da yine iki parçaya böleceğim.

Politika zinhar yapmıyorum ama Trump’ın şikayet ettiği göçmenlerin çoğu Texas’da diyebiliriz. Bizim Suriyeli meselemize benzetebiliriz. Bkz yine bi anlık Türkiye kıyaslaması geldi ve ohh rahatladık😛 San Antonio’da da aşırı derecede Hispanik popülasyonu mevcut.( Hispanik, İspanyolca konuşan Latin Amerikalılara deniyor.) Meksikalısı, Kolombiyalısı gibi gibi. Öyle ki Hispanikler İngilizce öğrenme zahmetine bile girmiyor. Neden girsin adam, her yer İspanyolca komutlarla, tabelalarla dolu, kendi komuniteleri var. 20-30 yıldır Amerika’da olup İngilizcesi gelişmemiş, geliştirme ihtiyacı hissetmemiş arkadaşlarım var. Ben işin erbabı değilim, yorum yapacak son insanım ama şöyle bir 50 seneye tüm Amerika popülasyonunda ciddi bir Hispanik artışı olur (2019).

Lokmalık Bilgi: Amerika’da sanılanın aksine resmi dil yoktur.Ancak Amerikan ingilizcesi en çok konuşulan dildir. İkinci ise İspanyolca elbette. Lousiana ‘da Fransız sömürgeleri olmasından dolayı Fransızca kullanılır, Hawaii de ise Hawaiice eyalete göre resmi dil olmuştur.

Ayyy ne diyodum hah San Antonio, tarih açısından epey öneme sahip. Amerika-Meksika savaşı ile birlikte şehir Amerika’ya katılıyor. Savaşa dair yapıları görmek mümkün. Amerika’nın en önemli askeri üstlerinden biri de burada. Haftasonuna denk gelirseniz çarşı iznine çıkmış genceeğcik askerleri, ana babalarını, sevdiceklerine kavuşan genç kızları görebiliyorsunuz.

Dört kez gitmemiz hasebiyle ben bütün sokakları ezberlemiş olabilirim🙈 Yürüyerek gezilebilmesi açısından şahane bir şehir. İstediğinizde hooop nehir kenarına inip hoop çıkabiliyorsunuz, hoop iniyor, hoop… Uuuzuun bir nehir kenarı var, her 50-60m de bir de yukarı çıkabileceğiniz merdivenler var. Restoranların çoğu haliyle bu nehir kenarına konuşlanmış (Bu kelimeyi cümle içinde kullanmak çok havalı değil mi😆) Bir de nehirden kolayca geçebileceğiniz bir avm mevcut. Öyle büyük bir şey beklemiyoruz yalnız.

Venedikvari bir şekilde nehir üstü bot turları meşhur. Venediğe kaç defa gittin Ezgicim diye sormuyoruz, aramızı bozmuyoruz, konumuz o değil😛 Riverwalk bot turu fiyatları uygun diyebilirim, çocuklar 6 dolar, büyükler ise 12 dolar (2019). Genel olarak Amerika’da bilet alır iken indirimli biletler, o şehrin sakini/oturanı olmanız ya da Veteran denilen askeri,asker emeklisi olmanıza göre de değişebiliyor. Riverwalk bot turlarının akşam yemeği olanları da mevcut, bence çok cool onlarda denenebilir.

3-4 gün San Antonio için yeterli olur gibi ama yine masada pazarlığa oturabiliriz, size bi güzellik yapıp sıkıştırılmış program ayarlarız ablacım abicim. Şimdi gezilecek yerleri şöyle bi derleyip toparlıyayım madem.

  • Riverwalk: Nehir boyunca restoranların olduğu, yürüyüş yapabileceğiniz meşhurluğunu buradan alan yer. Bot turunu alalım, ben akşamının daha güzel olduğunu düşünüyorum.
  • The Alamo/Alamo Mission (Alamo Kalesi): Amerika Meksika arasındaki Alamo Savaşı’yla Texas’ın bağımsızlığını kazanmasında buranın rolü büyük. ‘Alamo’yu Hatırla’ milli ruhu hatırlatan bir yazı olarak karşınıza çıkıyor. Ya siz bizim tarihimizi bilseniz buralar ne ki peeehh demekten kendimizi alamıyoruz ama neyse şimdi bunu onlara demeye gerek yok. Evet kardeşim Alamo kardeşim, hatırla kardeşim.😛 İçerisinde küçük bir tarihi alan var, bir kaç oyuncu ile bu savaş sahneleniyor. İçerisine girmek ücretsiz, uzun kalabalık sırayı görüp gözünüz korkmasın yani. Burası şehrin sembolü, Teksas’ın gurur kalesi olduğundan uğramadan geçmeyin zaten şehrin merkezinde olduğu için muhakkak önünden 3-5 kez geçeceksiniz.
  • Tower of America (Amerika Kulesi): 229 metre uzunluğa sahip restoran ve gözlem kulesi. Bizim Ankara Atakule diyebiliriz. Hatta dedik😆 Rezervasyonla gitmeniz iyi olabilir, ancak rezervasyonunuz yoksa da gözlem kısmında bir bar var orada içeceklerinizi içerken tüm San Antonio manzarası ile bekleyebiliyorsunuz. Restoran kısmı 360 derece dönüyor. Baş döndürücü vallahi ama tabi değişik bi tecrübe deneyin.
  • San Antonio Zoo (Hayvanat Bahçesi) : Eğer şehirleri gezer iken fazladan vaktiniz var ise gezeceğiniz yerlerden biri hayvanat bahçeleri. Genel olarak Amerika hayvanat bahçeleri görülmeye değer oluyor. Çünkü bizim ülkemizde göremediğimiz bir çok belgesellik hayvanı buralarda görebilmemiz mümkün. Hayvanların bu şekilde kapatılması benim de hoşuma gitmiyor evet ama ıımm şeyyy…🙈
  • Sea World: San Antonio SeaWorld dünyadaki en geniş deniz zooloji parkı olma özelliği taşıyor imiş. Balina, yunus, penguen gösterilerinin olduğu yer, aynı zamanda eğitim amaçlı da kullanılıyor. Biz bütün atraksiyonları yapıp buna neden gitmedik inanın hatırlamıyorum ama yazmaya ve gitmeye değer bir yer.
  • Six Flags: Vuhuu kalbi olan beri dursun. Six Flags bir çok ülkede olan, en çılgın, en yüksek, en mideyi ağıza getiren aletlerden oluşan bir eğlence parkı. Bizim lunaparklarda bindiğimiz en, yok artık ben bunu deneyemem dediğimiz aletlerin çok daha çılgını. ‘Hayatta bir kere yapmam gerekenler’ listeniz varsa şayet bunu kesin listeye alın. Hava durumunu kontrol etmeyi de unutmayın. Yağışlı havalarda biletiniz iptal olabilir.

Gözünüzü sevem!!!!! Bu gezdiğim, yazdığım yerleri, şeyleri benden iyi bildiğinize adımı biliyor olduğum gibi eminim. Benim de uber süper bi iddiam yok vallahi. Kendi gözümden naçishane, komikli şakalıklı anlatıyorum. Eksik olabilirim, yanlış kesinlikle olabilirim affedin. Tatlı dilinizle gelin, oturup canımı yiyelim=) Siz o şehirde yaşıyorsanız, daha çok ziyaret ettiyseniz, aa bak şu da var kız ezgi diyor iseniz tecrübelerinizi nolur eksik etmeyin. Sağolun varolun nurolun

BİR TOST
4+

Comments

Özlem
1 Kasım 2019 at 3:30 pm

Samimi bir şekilde söyleyebilirim ki; derinlemesine yazılmış çok iyi bir blog yazısı!! Aşırı iyi!!

0


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SAN ANTONIO/ Part-2

12 Kasım 2019